top of page

İstanbul’un En Keyifli Gezi Rotası | Beykoz Gezi Rehberi

  • Yazarın fotoğrafı: arzu a. ergin
    arzu a. ergin
  • 6 gün önce
  • 8 dakikada okunur

İstanbul’da hafta sonu ne yapsam diye düşünüyor ama hep aynı yerlere gitmekten sıkılıyorsanız, size şehirden uzaklaşmadan tamamen yenileneceğiniz harika bir planımız var! Beykoz Gezi rehberimizde "1 Günde 5 Durak" formülüyle Beykoz’un en özel köşelerini keşfe çıkıyoruz. Sabah saatlerinde rengarenk kelebeklerin uçuştuğu butik bir serada güne başlayacak, ardından Polonezköy’ün sanat dolu sokaklarında ve oksijen deposu doğasında soluklanacağız. Günün ikinci yarısında ise İstanbul Boğazı’nın en yüksek tepesinde manevi bir huzur molası verip, günü boğazın bittiği yerde, tarihi bir kalenin gölgesinde ve şirin bir balıkçı kasabasında gün batımıyla taçlandıracağız. Zamanı en verimli şekilde kullanmanızı sağlayacak, adım adım ve nokta atışı Beykoz rota rehberimiz başlıyor!


Rota Özeti

  • 09:30 - 10:30 İstanbul Kelebek Çiftliği

  • 11:00 - 11:45 Polonezköy Cam Sanat Merkezi

  • 12:00 – 14:30 Polonezköy

  • 15:00 - 15:45 Hz. Yuşa Türbesi ve Tepesi

  • 16:00 – 17:45 Yoros Kalesi

  • 18:00 – 20:00  Anadolu Kavağı


    İstanbul’da saklı kalmış o huzurlu rota: Beykoz!

Beykoz Gezi Rehberi 1.Durak : Doğanın İçinde Butik Bir Keşif – İstanbul Kelebek Çiftliği

Güne, özellikle çocuklu ailelerin ve doğa meraklılarının ilgisini çeken, Beykoz’un yemyeşil köşesi Zerzevatçıköy’de (Acarkent bitişiği) yer alan İstanbul Kelebek Çiftliği ile başlıyoruz. Türkiye'nin ilk tematik kelebek çiftliği olan bu işletme, ormanın hemen kıyısında kurulmuş, 5 dönümlük araziye yayılan şirin bir komplekstir.

  • Neler Yapılır? Girişte kelebeklerin mucizevi yaşam döngüsünü, tırtıldan kozaya dönüşüm süreçlerini anlatan kısa ve bilgilendirici bir sinevizyon gösterisi izliyorsunuz. Ardından rehber eşliğinde, tropikal iklim şartlarına sahip (28 derece sıcaklık ve %80 nem) özel seranın içine adım atıyorsunuz. İçeride egzotik bitkiler arasında uçuşan, farklı türlerde kelebekler bulunuyor. İçerideki kelebek sayısı dönemsel olarak değişse de burası butik bir sera deneyimi sunuyor. Doğru zamanda (özellikle güneşli ve sıcak saatlerde) giderseniz kelebekleri yakından gözlemlemek ve pupa dolabında kozadan yeni çıkış anlarına denk gelmek mümkün. Bahçe kısmındaki Obur Tırtıl Cafe’de ise yeşillikler içinde çay-kahve molası verebilirsiniz.

  • Gezgin Notu (Beklenti Yönetimi): Alanın kelebek uçuşan kapalı sera kısmı oldukça küçük ve sınırlı olduğundan, beklentinizi devasa bir botanik bahçe gibi yüksek tutmamanızı öneririz. Ancak rehberlerin eğitici anlatımları, çocukların doğayı tanıması ve kelebeklerin üzerinize konmasıyla yakalayacağınız o sevimli fotoğraflar için keyifli bir durak. Kelebeklerin ilgisini çekmesi için üzerinize kırmızı veya sarı gibi parlak renklerde kıyafetler giyebilirsiniz!

  • Ziyaret Bilgileri: Haftanın her günü 09.00 - 18.00 saatleri arasında ziyarete açık. Giriş ücretleri Yetişkinler için 800 ₺, 3-14 yaş Çocuklar için 700 ₺. (Eğer profesyonel fotoğraf makinesi ile çekim yapmak isterseniz ekstra 600 ₺ çekim ücreti bulunuyor, cep telefonu çekimleri ise ücretsiz.) Ancak gezinizi ufak gruplarla veya özel turlarla organize ederek gittiğinizde çok ciddi bir grup indirimi avantajı yakalayabiliyorsunuz; öyle ki grup indiriminden faydalanarak kişi başı giriş ücretini 500 ₺yada 300 ₺ gibi çok daha ekonomik bir rakama getirmek mümkün oluyor.


2.Durak: Polonozköy

Alevin Sanata Dönüştüğü Yer – Polonezköy Cam Sanat Merkezi

Kelebeklerin büyüsünden sonra Polonezköy’ün merkezine doğru ilerliyor ve bizi sanatsal bir dünyanın beklediği Polonezköy Cam Sanat Merkezi’ne uğruyoruz. Burası, asırlık bir zanaatın modern dokunuşlarla nasıl hayat bulduğunu görebileceğiniz çok özel bir durak.

  • Neler Yapılır? Merkeze girdiğinizde sizi binbir çeşit el emeği cam figürler, takılar ve dekoratif objeler karşılıyor. Şanslı gününüzdeyseniz, açık alevde cam şekillendiren ustaların canlı performanslarına denk gelebilir ve o yüksek ısıdaki camın nasıl zarif bir sanat eserine dönüştüğünü izleyebilirsiniz.

  • Gezgin Notu: Sadece izlemekle kalmayıp kendi cam boncuğunuzu yapabileceğiniz atölyelere katılabilirsiniz. Ayrıca buradan sevdiklerinize tamamen özgün, el yapımı Beykoz camı hatıraları satın almak harika bir fikir.


İstanbul’un Arka Bahçesi – Polonezköy

Sanat merkezinden çıkıp kendimizi Polonezköy’ün o meşhur, oksijen deposu sokaklarına bırakıyoruz. Eski adıyla Adampol, 19. yüzyılda Polonyalılar tarafından kurulan ve günümüzde özgün köy havasını, mimarisini ve doğasını korumayı başarmış muazzam bir kaçış noktası.

  • Neler Yapılır? Polonezköy’ün simgesi haline gelen 5 kilometrelik yürüyüş parkurunda kuş sesleri eşliğinde yürüyüş yapabilir, tarihi Polonezköy Kilisesi’ni ve Kültür Evi’ni ziyaret edebilirsiniz. Köyün ahşap mimarisiyle süslü kafelerinde meşhur Polonez pastasını tadabilir veya yemyeşil bahçelerde doğanın tadını çıkarabilirsiniz.

  • Gezgin Notu: Hafta sonları oldukça yoğun olabilen Polonezköy’ü, eğer imkanınız varsa doğayla tamamen baş başa kalabilmek için hafta içi günlerinde ziyaret etmenizi tavsiye ederiz.


3.Durak: İki Denizin Birleştiği Yerde Maneviyat – Hz. Yuşa Türbesi ve Tepesi

Rotamızın tarihi ve manevi eksenine geçerken, deniz seviyesinden yaklaşık 200 metre yükseklikte bulunan, İstanbul’un denize en yakın ve en yüksek noktalarından biri olan Hz. Yuşa Tepesi ve Türbesi’ne çıkıyoruz.

  • Kur'an-ı Kerim'deki Yeri ve "Mecmeu'l-Bahreyn" Rivayeti: İslam tarihi ve tefsir rivayetlerine göre burası, Kur'an-ı Kerim’in Kehf Suresi’nden (60-65. ayetler) izler taşır. Ayetlerde Hz. Musa’nın genç yardımcısı ile birlikte Hızır (A.S.) ile buluşmak üzere "iki denizin birleştiği yere" (Mecmeu'l-Bahreyn) kadar yaptığı o gizemli yolculuk anlatılır. Birçok İslam alimi bu birleşme noktasının İstanbul Boğazı olduğunu; Hz. Musa'nın yanındaki o yiğit genç yardımcının ise daha sonra peygamberlik vasfına erişecek olan Hz. Yûşâ (Yeşu) olduğunu kabul eder. Hz. Yusuf'un soyundan gelen Hz. Yuşa'nın, bu kutsal yolculuğun anısına burada vefat ederek tepeye defnedildiğine inanılır.

  • Tarihi ve Mitolojik Arka Planı: Tepenin geçmişi çok katmanlıdır. İlk Çağlarda bu zirvede devasa bir Zeus Mabedi yer alıyordu ve günümüzde 17 metrelik genişliğiyle dikkat çeken o meşhur makam-kabir, o dönemlerin mitolojisinde gücün simgesi olan Herakles’in (Herkül) yatağı olarak anılıyordu. Ünlü seyyahımız Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde bu tepeyi ve buradaki tekkeyi ziyaret ettiğini övgüyle anlatır.

  • Mimarisi ve İlginç Bir Kelime Kökeni: Günümüzdeki yapılar bütünlüğünü 1755'te Sadrazam Yirmisekizçelebizâde Mehmed Said Paşa’nın buraya bir cami yaptırmasıyla kazanmış, 1863'te Sultan Abdülaziz döneminde aslına uygun olarak tamamen onarılmıştır. Tepenin ismine dair en özgün tarihsel yorumlerden biri de, eski dönemlerde koyunları damgalamak için kullanılan aşı boyası “yuğşa” maddesidir. Bu bölgedeki topraklardan elde edilen bu boyayla koyunlar burada "yuğşalandığı" için alana zamanla Yuğşa Tepesi denmiş ve bu isim günümüze Yuşa olarak miras kalmıştır.


4.Durak: Boğazın Kadim Muhafızı – Yoros Kalesi

Hz. Yuşa Tepesi’nden aşağıya, boğazın Karadeniz'e açıldığı en uç noktaya doğru ilerlediğimizde bizi tüm heybetiyle Yoros Kalesi (Anadolukavağı Kalesi) karşılıyor. Stratejik konumuyla asırlar boyu tarihin seyrini değiştiren bu kale, rotamızın en görkemli seyir noktası.

  • Doğru Bilinen Yanlışlar ve Kökeni: Halk arasında burası yaygın olarak "Ceneviz Kalesi" olarak bilinse de, kulelerindeki Grekçe tuğla kitabeler buranın özgün bir Bizans yapısı olduğunu kanıtlamaktadır. Kelime kökeni olarak adının "kutsal yer" anlamına gelen Hieron’dan veya doğrudan "dağ" anlamına gelen Oros’tan türediği düşünülmektedir. 1348'den itibaren Cenevizlilerin ticaret ağı kontrolüne geçen kale, 14. yüzyılın sonlarında Osmanlıların Boğaziçi'nin Anadolu yakasına hakim olmasıyla tamamen Türklerin eline geçmiştir.

  • İstanbul’un Fethi Yolunda Bir Dönüm Noktası: Osmanlı tarihinde kalenin yeri çok büyüktür. Yıldırım Bayezid, 1391 yılında burayı fethederek adeta bir askeri üs gibi kullanmış ve hemen ardından İstanbul’un fethi hazırlıklarının en önemli ayağı olan Anadolu Hisarı’nı (Güzelcehisar) yaptırmıştır. Kale içinde zamanında II. Bayezid tarafından inşa ettirilen bir cami ve sonrasında eklenen bir hamam bulunmakta, kalenin çevresindeki ormanlık alanda ise buranın zaptı sırasında şehit düşen Osmanlı askerlerinin yattığı bir şehitlik yer almaktadır. Günümüzde alanda T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda restorasyon çalışmaları sürdürülmektedir.

  • Neler Yapılır? Kalenin asırlık surlarını yakından inceleyebilir, boğazın mavisinin Karadeniz'le birleştiği 3.köprünün o kartpostallık manzarayı panoramik olarak fotoğraflayabilirsiniz.

 

5.Durak: Boğazın Son İskelesi – Anadolu Kavağı

Yoros Kalesi'nin surlarından aşağıya doğru indiğimizde, bizi yeşilin ve mavisinin kucaklaştığı, İstanbul'un en eski sahil kasabalarından biri olan şirin Anadolu Kavağı karşılıyor. Burası, günü harika tatlar ve deniz havasıyla bitireceğimiz rüya gibi bir final noktası.

  • Antik Çağlardan Bugüne Gizemli Ritüeller: "Boğaz'ın son iskelesi" unvanını taşıyan Anadolu Kavağı, eski dönemlerde Karadeniz'e açılacak gemicilerin korkulu rüyasıydı. Karadeniz o dönem hırçın yapısı yüzünden bir "canavar ağzı" olarak görüldüğünden, gemiciler buradaki tapınaklarda ilahlara kurbanlar kesip adak adamadan asla denize açılmazlardı. Bu yüzden Kavak çarşısının dükkanları, rüzgar bekleyen gemiciler alışveriş yapabilsin diye sabaha kadar açık kalır, köye büyük bir bereket getirirdi.

  • Tarihten İlginç Anekdotlar: * Köyün adının, eski dönemlerde çok yaşlı çınarlara "kavak" denmesinden veya dillere destan meşhur kavak incirinden geldiği rivayet edilir.

    • Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u kuşattığı sırada surlarda gedik açacak o küçük ama etkili bazalt taşlarını tam olarak buradan, Anadolu Kavağı'ndan tedarik etmiştir.

    • Evliya Çelebi burayı "Baştan başa Müslüman kasabasıdır" diye tanımlar. Çok sıkı korunan bu stratejik bölge, 1946 yılına kadar askeri yasak bölge (memnu bölge) sınırları içinde kalmıştır. O yıllarda köye yabancı sokulmaz, vapur iskelesine ayak basanların hüviyet cüzdanları jandarma tarafından tek tek muayene edilirdi.

  • Neler Yapılır? Tarihi çınarların altında huzurlu bir sahil yürüyüşü yapabilir, kasabanın ikonik simgelerinden olan Midillili Ali Reis'in hayratlarını görebilirsiniz. Gezinizin en keyifli kapanışını ise, kasabanın meşhur taze balık ve midye restoranlarında boğazdan esen esinti eşliğinde harika bir akşam yemeği yiyerek yapabilirsiniz.


Anadolu Kavağı Gezgin Bütçe Notları (Yeme-İçme & Alışveriş)

  • Balık ve Midye Fiyatları: Anadolu Kavağı, İstanbul’un merkezindeki lüks balık restoranlarına kıyasla halen oldukça makul ve cep yakmayan fiyatlara sahiptir. Sahildeki şirin salaş mekânlarda mevsim balıklarını (özellikle istavrit, mezgit ve hamsi) ve kasabanın alametifarikası olan çıtır tava midyeyi çok daha ekonomik fiyatlara bulabilirsiniz. Hem taze hem de bütçe dostu bir deniz ziyafeti için ideal bir noktadır.

  • Gruplara Özel İndirim Avantajı: Eğer Anadolu Kavağı’na kalabalık bir arkadaş grubu, aile kadrosu ya da tur organizasyonu ile geliyorsanız harika bir avantajınız var! Sahildeki restoranların birçoğuyla yemeğe oturmadan önce kişi sayısını belirterek önden görüşebilir; gruplara özel fikstür menü indirimleri veya ekstra ikramlar (salata, tatlı, içecek vb.) talep edebilirsiniz. Kasaba esnafı grupları ağırlamayı çok sevdiği için bu tarz indirim ve kolaylıklar neredeyse her mekânda mümkündür.

·       Normal Menü ve Porsiyon Fiyatları: Sahildeki restoranlarda bireysel olarak masaya oturduğunuzda, güncel porsiyon fiyatları İstanbul geneline göre makul seviyelerdedir. Örneğin; taptaze bir hamsi tava veya istavrit tavanın porsiyon fiyatı 500 ₺, çıtır bir kalamar tavanın porsiyonu ise yine 500 ₺ bandında seyrediyor.

·       Turlar ve Gruplar İçin İnanılmaz Fırsat Menüsü: Eğer buraya günlük turlarla veya önceden anlaşmalı ufak gruplarla gelirseniz, harika bir bütçe optimizasyonu yapabiliyorsunuz. Mekânlarla yapılan özel tur anlaşmaları sayesinde standart porsiyon fiyatları tamamen devre dışı kalıyor. Öyle ki; ana yemek olarak istavrit veya hamsi tavanın yanında, iki kişiye bir adet bol malzemeli salatanın dahil edildiği özel bir set menüyü kişi başı sadece 350 ₺ gibi bir fiyata mâl edebiliyorsunuz! Üstelik bu menünün üzerine sıcak helva ve nefis bir çay ikramı da turun bonusu oluyor. Bu harika set menünün haricinde masaya ekstra olarak sipariş edeceğiniz kalamar, içecekler ise ayrıca hesaplanıp üzerine ekleniyor. Bu sayede kalabalık gezilerde herkes hem ne ödeyeceğini biliyor hem de muazzam bir tasarruf sağlanıyor.

  • Kavak İnciri ve Alışveriş: Eğer mevsiminde (Ağustos-Eylül civarı) denk gelirseniz, kasabanın yerlilerinden o dillere destan, ballı ve ince kabuklu Kavak İnciri’ni mutlaka kilo ile satın alın; şehir merkezine göre fiyatları çok daha uygundur. Ayrıca çarşı içindeki tezgahlardan el yapımı hediyelik eşyaları ve ev yapımı reçelleri de oldukça makul fiyatlara bütçenizi zorlamadan edinebilirsiniz. Biz mayıs ayında ziyaret ettik Erik ve Kayısı bolca satılıyordu hem de çok uygun fiyata araba ile satış yapanlar mevcuttu.

 

Beykoz Rotası Yol Bilgileri ve Ulaşım İpuçları

  • Ulaşım: Bu rota üzerindeki duraklar (özellikle Kelebek Çiftliği, Hz. Yuşa Tepesi ve Yoros Kalesi) arasında toplu taşıma aktarmaları oldukça zaman kaybettirebileceği için, bu planı özel araçla deneyimlemek en konforlu seçenektir. Arabayla Kelebek Çiftliği'nden başlayarak Polonezköy üzerinden kolayca Anadolukavağı aksına bağlanabilirsiniz.

  • 🚌 Grupla Gezme ve Ekonomik Tur Avantajı: Eğer bireysel araçla uğraşmak, otopark yeri aramak ve rota lojistiğiyle zaman kaybetmek istemiyorsanız; bu rotayı ufak gruplarla düzenlenen günlük turlar ile gezmek de acayip keyifli ve çok daha ekonomik bir alternatif sunuyor. Özellikle arkadaş grubunuzla bir araya gelip butik bir minibüs/tur organize ettiğinizde hem yol maliyetlerini bölüşmüş oluyorsunuz hem de duraklardaki (özellikle Kelebek Çiftliği girişleri ve Anadolu Kavağı'ndaki balıkçılar gibi) toplu ve gruba özel indirimlerden maksimum düzeyde faydalanabiliyorsunuz.

    Siz de yukarıda bahsettiğimiz bu özel toplu indirimlerden faydalanmak isterseniz, düzenlediğimiz/ortak olduğumuz günübirlik turlarımıza katılabilirsiniz! Güncel tur tarihleri, kontenjan durumu ve detaylı bilgi almak için bizimle  instagram hesabımıza yorum yazarak yada DM üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

  • Zamanlama: Kelebek Çiftliği'ne sabah saatlerinde girmek, kelebeklerin en hareketli olduğu anları yakalamak için idealdir. Rotayı önce Hz. Yuşa Tepesi'nin manevi dinginliğiyle besleyip, ardından Yoros Kalesi'nde tarih ve Anadolu Kavağı'nda boğaza karşı harika bir akşam yemeği ve gün batımı manzarasıyla bitirebilirsiniz.

📸 Kadrajınızı Hazırlayın: En Güzel Fotoğraf Noktaları ve Canlı Yayınlar Instagram'da!

Beykoz rotamız sadece tarihi ve manevi derinliğiyle değil, her köşesinde sakladığı kartpostallık manzaralarıyla da tam bir görsel şölen sunuyor. Kelebek Çiftliği’nin tropikal renklerinden Polonezköy’ün masalsı orman yollarına, Hz. Yuşa’nın sonsuz boğaz mavisinden Yoros Kalesi’nin asırlık estetiğine kadar en harika fotoğraf noktalarını kaçırmamak ve buralarda en iyi açıyı nasıl yakalayacağınızı görmek için bizi Instagram üzerinden takip etmeyi unutmayın! İstanbul’un, Avrupa’nın ve dünyanın meşhur ve en gizli kalmış rotalarını reels videolarımızla canlı canlı izlemek için topluluğumuza davetlisiniz. Detaylı bilgi almak ve turlarımıza yer ayırtmak için bize DM üzerinden yazabilirsiniz. Yollarda görüşmek üzere!

 

 

 
 
 

Yorumlar


bottom of page